Şair duygularını satırlara dökerken, ben de kalemi elime alıyor ve ortaya sanatın farklı bir yüzünü çıkarıyorum. Şiir tadında olsun isterken, bana eşlik eden anlatım masalın sıcaklığını taşıyor ve aşkın kendine özgü bir hikâyesini şekillendiriyor.

Bir zamanlar sanatımın daha çok anlaşılmasını, daha çok tanınmasını arzu ettim; bu yüzden kendi dünyamı betimleyen sözler arasından çıkıp, bazen sınırları zorlayan bir yolculuğa yöneliyorum. İnsanların merak ettiği konularla karşılaşınca, kendini keşfetme dürtüsünü sayılarla ya da ölçütlerle değil, duyguların derinliğiyle anlatmaya çalışıyorum. Bazen anlatımlar, metinler ve imgeler arasında ince bir oyun kuruyor; neyin ne kadar değerli olduğuna dair düşüncelerle ilerliyorum.
Yaş yaklaşımlarında kurduğum cümleler, kimliğimi ve bulunduğum anı hatırlatıyor. Yaşımı ve kimliğimi küçümsemeden, kendi gerçekliğini koruyarak ilerlemek isterken, karşımdaki kişinin de değerli hissetmesini arzularım. Kendimi ifade ederken, tıpkı bir ressamın tuvali üzerinde çalışması gibi, kelimelerin dokusunu ve ritmini özenle seçiyorum. İçimdeki arzu ve sevgiyle, bir başkasının da iç dünyasına dokunmayı hedefliyorum.

